25 Ocak P.tesi San Francisco 2.Gün

IMG_7339

Buena Vista

Bu sabah  güne 3’de başladık 🙂 Aslında bir gün önceye göre çok iyi bir saat. Bir gün önce gece saat 22.30 ‘da, 7 saat uyuyup, uykumuzu almış bir şekilde kalkmıştık. Sabah 3’de kalkınca zaten ailecek hepimiz uyanmış oluyoruz.Önce Efe’nin ”-anneee uyuyor musun ? ” sorularına, belki yeniden uyur düşüncesi ile cevap vermiyorum. Ama ardından Ela ve ardından ”-hımmmmm n’oluyor ? ” diyen Ateş de bu seslere eklenince, bana da gülerek, günaydın hepinize ! demek düşüyor. Neyse sabah 7 ye kadar bir şekilde vakit geçirip otelimize yürüyüş mesafesinde bir mekan olan Buena Vista Cafe’ye geldik. Burayı bir arkadaşımız tavsiye etmişti. İnternetten yorumları okuduktan sonra denemeye karar verdik. Güzel bir kahvaltı yaptık. Amerika’da kahvaltı olayı, bizim damak tadımıza uygun. Porsiyonlar da oldukça doyurucu. Çırpılmış yumurtanın yanında servis edilen yada omletin içine eklenen bol malzemeler (mantar,biber,peynir,deniz ürünleri,isteyene bacon,tavuk….) yanında mutlaka patates kızartması,tereyağlı kızarmış ekmek ve reçel ile servis ediliyor. Kahve konusunu anlatmıştım. İki yudum bile azalsa hemen dolduruluyor 🙂 O bardak hep dolu olmak zorunda 🙂

IMG_7348

Bisiklet cenneti

IMG_7394

Ghirardelli’de çukulata yapımı.

IMG_7350Kahvaltının ardından Golden Gate’e nasıl gideceğimizi düşünmeye başladık.Yürüyerek gitmek için uzun bir yoldu. Otobüse binip gidebilirdik. Ama alternatif olarak Ateş, harika bir fikir önerdi. Bisiklet kiralayalım dedi. Hemen yan sokakta Blazing Saddles Bike’ı gördük. Bize gideceğimiz rotayı anlattılar. Sonra 40 saat, bisikletin yok freni, yok pedalı, yok vitesi… paçamız sıkışmasın diye sağ ayak bileğimize lastik vs.derken nihayet bisikletleri teslim edebildiler. Saati kişi başı 8 usd. Özellikle Ela’nın bisikleti harikaydı. Ateş’in bisikletine  monte bir şekilde ama onun da pedal çevirebilmesine olanak sağlayan bu bisiklet, Ela için de çok eğlenceli oldu. Gidiş ve dönüş toplam 19 km yol katettik. Bisiklet yolu,denize paralel, plajın ve parkların yanından geçen, keyifli bir yoldu. Köprüye tırmanırken bir süre inip itmek zorunda kaldık. Bu durum çok sıkıntı olmadı. Golden Gate’i bisiklet ile geçiyor olmak fotoğraflarda her ne kadar eğlenceli gözükse de köprü çok gürültülü.IMG_7382 IMG_7370Yanımıza go-proyu almayı unuttuk. Tatil boyunca zaten neredeyse hiç kullanamadık. Kullanmak istediğimiz zamanlarda ya valizde unutmuştuk ya şarjı yoktu 🙂 Ama herşeye rağmen bu deneyim bizi çok keyiflendirdi. Dönüş için feribot seçeneği de mevcut. Köprünün diğer tarafından kalkan feribotlar ile başlangıç noktanıza gelebilirsiniz. Biz dönüşü de bisiklet ile yapmayı tercih ettik. Gezimiz 3 saat sürdü. Dönüşte bisikletleri bıraktıktan sonra molayı Ghirardelli’de verdik. Çocuklar burada hem çukulata yapılışını izledi hem de nefis bir dondurmalı browniyi afiyetle yediler. Efe’nin söylediği hot chocolate nefisti. Enerjiyi depoladıktan sonra bulunduğumuz yere çok yakın olan Lombard Street’e yürüdük. Burası, Ghirardelli’ye 500 metre mesafede bir yerdi. Buna rağmen söz konusu 500 metre, 60 derece eğimli bir yokuş olunca, koşu bandının en dik noktasında yürüyormuşcasına efor harcadık.
Zirveye ulaştığımızda kan ter içindeydik. Neyse, cadde mi ilginç yoksa o caddeyi öyle deli gibi kameraya çeken yada fotoğraflayanlar mı daha ilginç bilemedim. Zig zag çizerek aşağı doğru inen bir yol düşünün. Uzunluğu da en fazla 500 metre.Yolun başı ve sonu dünyanın en güzel manzarasını seyrediyormuşçasına birikmiş insan kalabalığı!  Araba ile inenler ellerinde kamera,arabanın camından bellerine kadar çıkmış çekim yapıyorlardı. Yani bu durum gerçekten ilginç. Benim için oranın en güzel yeri, yokuş aşağı yönde inerken, caddenin tam bitiminde, karşıdan karşıya geçtiğinizde sağ sırada karşınıza çıkan iki ahşap evdi.Bu evleri sizin için fotoğrafladım.IMG_7410IMG_7418

IMG_7414

Lombard Street

Buradan sahile inip Pier 39’u görelim dedik.Çocuklar fokları izlemek istedi. Sesleri ilginç ve bazen ürkütücü.

IMG_7422

Tartina Bakery

İri cüsseleri ile onlar için kurulmuş iskeleye inip çıkıyorlardı.Pier 39 hareketli bir yer. Eğlenceli aktiviteler de var. Ancak ortalık yemek ve yağ kokuyor. Ateş, Alcatraz’a karşı bir sigara molası verdi. Sonrasında yemeği Mason Pasific’de yiyelim dedik. Klasik San Francisco caddelerini ine çıka çok yakınına geldik.(Mama’s a kadar geldik ve caddenin o noktasında internet çekiyor 🙂  ) Acaba açık mı diye düşünerek internetten baktık ki pazartesi günleri kapalı. Biz de artık yürüyecek halimiz olmadığı için bir taksiye atladığımız gibi doğru Tartine Bakery ‘ye..Bu mekanı da Fahri bey’den öğrenmiştik. San Francisco’da yiyebileceğimiz en güzel sandviçler,ekmekler ve tatlılar burada satılıyordu. İçeri girdiğimde pastaların sergilendiği camda yazan bunu doğrular şekildeydi.

‘ Kullanılan Çukulata Valrhona’dır.”

Yemekten sonra gelirsek kapanmış olabilir diye düşündüm ve  hemen tatlıları alıp paket ettirdim. Tartine’nin yanında yine Fahri beyin bize önerisi olan sevimli İtalyan restorantı Delfina var. Akşam yemeğimizi burada yedik. Hayatımda yediğim en lezzetli pizza Napoli’deydi. Ama burası da kesinlikle Napoli’yi aratmadı. Nefis bir Margarita ve nefis bir Napolitan yedik. Otele gitmek için bir süre taksi bekledik. Vardıktan sonra ise  tatlıları yiyerek uykuya daldık.

IMG_7430

Delfina

IMG_7426

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/25-ocak-p-tesi-san-francisco-2-gun/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

 

Translate »