31 Ocak Pazar L.A

IMG_0047Sabah fırtınalı ve yağmurlu bir havaya gözümüzü açtık. Otelden çıkmadan önce nerede kahvaltı edebileceğimizi planlamak üzere biraz internetten yer baktık. Los Angeles’da kahvaltı diye google’a yazdığınızda ilk sıralarda çıkan bir yer buldum. Otele yaklaşık 4 km mesafedeydi. Tabii ki  L.A.’de 4 km’yi öyle hap gibi alamıyorsunuz. Çünkü ne demiştik, sürekli kavşak, sürekli ışık ve o ışıklar bizi görünce mutlaka kırmızıya döner. Kural budur.

Sqirl Kitchen. Küçüklüğü ile ters orantılı olacak şekilde büyük tabakları olan küçücük bir yer. Tabakların sunumu ve çeşitliliği harikaydı. Tek problem oturacak yerin az sayıda olmasıydı. Bar taburesi şeklinde ki oturum yerleri rahat ve uzun bir kahvaltı etmeniz için uygun değildi. Şehrin sakin bir kısmında olmasına rağmen kapısında kuyruk vardı. Kuyruk olan yerler ile ilgili düşüncemi daha önce yazmıştım. Ateş, arabayı park edip yanımıza geldi ama oturacak yer hala olmadığı için, beklemeyerek yola devam ettik. Başka bir yer bulduk ve güzel bir kahvaltı ettik. Dışarıda sağanak yağmur yağarken hiç eksilmeyen kahvelerimizi yudumladık 🙂

IMG_0048Kahvaltımız bittikten sonra Griffith Observatory denen gözlem evine gittik. Burası L.A.’e tepe noktadan bakan bir konumda. Bu nedenle manzarası da güzel. Aslında güzel olmalı demem gerekiyor. Çünkü biz oraya varır varmaz ortalığa sis çöktüğü için pek de bir şey göremedik. Ama içerisi özellikle çocuklar için çok keyifli. Gezegenleri, uzayı anlatan görseller, teleskoplar, ayın ve diğer gezegenlerin yüzey görüntüleri, dünyanın nasıl oluştuğunu anlatan duvarlardaki dev fotograflar. Bunlar bizim ilgimizi çektiği kadar çocukların da ilgisini çekti. Gerçi bir süre sonra mini teleskoplar ile galeride gezenleri seyretmeye başladıklarında gitme zamanımız geldiğini anladık.

Oradan Beverly Hills’e devam ettik. Yüksek palmiyeler arasında ve geniş caddeler üzerinde yer alan evler, evlerin bahçeleri, kısaca herşeyin çok şık ve gösterişli olduğu bir yer Beverly Hills.

Bu gösterişin ardından Santa Monica tezat oldu. Oraya devam ettik. Bu sırada fırtına, resmen coştu. Santa Monica sahiline geldiğimizde rüzgar nedeni ile  arabadan zor indik.Şiddetli rüzgar, plajın (venice beach) kumlarını da, kum fırtınası çıkmışçasına havalandırmıştı. Gözlerimizi zor açabildik. Her bir duvar nefis sokak tablolarına dönüşmüştü. Rüzgar ancak bir iki tanesini fotoğraflayabilmeme olanak verdi.

Buradan da şehir merkezine yakın başka bir outlete devam ettik. İsmi Citadel. Burası bir öncekine göre çok daha sıcak ve keyifli bir ortamdı. Herşeyden önce daha küçük olduğu için, bir yerden bir yere yürümenin sorun olmadığı bir yer. Amerika’da çin yemeği yediğimiz fast food zinciri Panda‘yı çok severiz.Orada görünce yemeğimizi Panda’da yedik. Yemekten sonra Ateş ve Efe benzin almaya gittiler. Biz Ela ile biraz daha oralarda dolaştıktan sonra arabamıza binip doğru otele..

Bu arada L.A. de kaybolmanız imkansız.Kafes gibi birbirini kesen yollar, ne kadar uzaklaşırsanız uzaklaşın dümdüz devam eden aynı cadde, araba kullanmak bu nedenle sorun değil. Kodak tiyatro ve diğer popüler yerlere gitmedik. Biz zaten Ateş ile bir önceki gelişlerimizde gezmiştik. Efe ve Ela’ya ise bir şey ifade etmez.

Onlar için önemli olan,  yarın havanın güneşli olması ve eğlenecekleri bir parka gitmemizdi. Ve bunu da sağladık !

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/31-ocak-pazar-l-a/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

 

Translate »