AMERİKA-2016-SAN FRANCISCO,LOS ANGELES,SAN DIEGO

IMG_7386Bu güzergahı ne zaman kafama taktım tam hatırlamıyorum. San Francisco’yu merak ediyordum evet, ama asıl hayallerime girişi sanırım Route 1 ‘ın fotograflarını görünce oldu. Pasific Okyanusu’na paralel giden bu yol, sahip olduğu nefis virajlarla, yamaçlarla, kasabalarıyla beni büyüledi. San Francisco ile başlayarak, Los Angeles ‘a varacağımız bu rotada,  çok yorulmamak için en az iki gece Route 1 üzerindeki kasabalarda  konaklamamız gerekir diye düşündüm.Ateş de bu rotaya San Diego’yu ekleyince yol planı oluştu.

Kısaca şu hale geldi; 4 gece San Francisco, son gün araba kiralayarak Route 1’e çıkış, yol üzerinde Carmel ve Cambria ‘da konaklayarak 7.gün Los Angeles’a varış. Orada 4 gece konaklama. Bir gece San Diego ve ertesi gün 1 gece daha L.A.’de kaldıktan sonra eve dönüş.Toplam 12 gece. Program gerçekten de doğru planlanmış mıydı? Bence evet .Yormadı, sıkmadı.Kısaca iyiydi.Ama şu da var ki yazın gidecek olursanız bu program tamamen değişir.Çünkü o kasabalar çok daha uzun kalmayı hakeder. Mesela yazın L.A.’ de su parkları devreye girer. San Diego ‘ya iki gün yetmez.Yani bu program sadece sömestre için ideal bana kalırsa.

Detaya başlamadan kısa kısa notlar;

Her zaman dediğim gibi ULMON lütfen telefonunuzda olsun.Oraya bu 3 şehri de yükleyin.Görmek istediğiniz yerleri haritada işaretleyin.

San Francisco sizi orada etkilemezse bile iddia ediyorum dönüşte aklınızda kalan en güzel şehir olacak. Golden Gate ile karşılaşma anımı hayatım boyunca unutmayacağım. Jet Lag etkisi geçmemişti.Kafam kazan. Akşamları en geç 17.00-18.00 de uyku basıyor.Güneş batmadan odadan çıktım. Efe beni son dakikada sattı. Okyanus kıyısına doğru yürümeye başladım. Zaten Fisherman’de kalıyoruz. Bir arkadaşım Ghirardelli’ye git demişti. Ulmon’a Ghirardelli yazdım ve oku izlemeye başladım. Ben orayı bulmaya çalışırken sağ tarafımda birden denizi gördüm. Küçük bir koy, plaj gibi karaya sokulmuştu. Tabi ki ayaklarım oraya yöneldi. Güneş o kadar güzel alçalmıştı ki bu durum suyun rengine yansımıştı. Martılar uçuyordu. Ben oraya yönelmişken sol tarafımda birden kırmızı köprüyü gördüm. Şehrin sembolü kırmızı köprü ile ben, aniden, hiç ummadığım bir anda karşılaştık. Bu yüzden bana süpriz oldu. Beklemediğim anda bu karşılaşmayı yaşadığım için şaşırdım. Köprüye karşı, bir duvarın üzerinde oturdum. Güneşin batışını, bir daha o anı hiç yaşamayacağımı bilerek seyrettim. Bunu bilmek, seyrederken her anı beynime kazımamı sağladı. San Francisco’da, Golden Gate’e karşı, Pasific Okyanusu’nun derinliklerinde kaybolan güneşi izlemek..Güzeldi..

IMG_7417

Gelelim yol üzerindeki güzel kasabalardan Carmel’e. Carmel  bugüne kadar gördüğüm en masalsı kasabalardan biri oldu. Üstelik böyle bir yerin, Amerika’da karşıma çıkması beni daha da şaşırttı. Burayı görmenizi tavsiye ederim. Dünyaya ilişkin hiçbir derdi olmayan insanların yaşadığı hissini veren bu güzel kasabada, her ev şekerden yapılmış gibiydi. Aslında bu seyahatin en iyi anlarını düşündüğümde beni Golden Gate’den daha da fazla heyecanlandıran bir şey vardı ki,  o da dev dalgalar ile oyun oynadığımız anlardı.

IMG_7698Bu sahneleri filmlerde görmüştüm. Ellerinde sörf tahtaları ile  dalgalara doğru giden sörfçüler, dalgaların üzerinde kaymaya çalışıyorlardı. Biz, yani Efe,Ela ve ben, paçaları sıvadığımız gibi dalgaların büyüklüğüne bakmadan onlara doğru koştuk. Kıyıya vuran dalgaların geri çekilme anında bunu yapıyorduk.Sonra o dalgalar tekrar ve daha güçlü üzerimize geliyordu. Biz de tüm gücümüzle geriye doğru koşarak kaçıyorduk.Tabi ki bol miktarda ıslanarak. Dalgalar ayaklarımızın altından çekilirken, biz de hızla ayak bileklerimize kadar kuma gömülüyorduk. Ateş  bizi karadan fotoğraflıyordu. İnsanın çocukları ile böyle bir anı yaşaması büyük keyif. Sanırım bunu da hayatımdaki özel anlardan biri olarak beynime kayıt ettim.Bu anın ne kadar kıymetli olduğunun farkındayım ama biliyorum ki çocuklarım büyüdüklerinde ve  bunu hatırladığımızda, benim için daha da eşsiz olacak.

L.A.’e gelirsek bizim için tek önemli kısmı roller coasterdı.Siz de benim kadar seviyor musunuz?IMG_7832

Belki çocuğunuz seviyor. Efe şanslı, çünkü hayatının benimle olmaktan keyif aldığı bir döneminde, ortak bir tutkumuz var. İtiraf ediyorum ki, ilk defa bu sefer her çılgın ride dan sonra, soluğu çöp kovasının başında aldım. Olacak o kadar değil mi?

San Diego için de bir kaç kelime söylemek isterdim ama bende iz bırakacak pek bir yeri olmadı. Kaldığımız akşam sahilde bol bol fotoğrafını çektiğim Seaport Village ‘ın, denizin kenarında verdiği görüntü güzeldi. Old Town’da Meksika yemeği yediğimiz gece de kayıtlara alınacak kadar iyiydi. Aslında izlerin az sayıda olmasının nedeni, bence tam manası ile keşfedecek ve yaşayacak süreyi oraya ayırmamış olmamızdı. Yoksa şehir kesinlikle güzel bir şehirdi.

Neyse tatil uzun, artık anlatmaya başlamam lazım ki bitirebileyim 🙂

IMG_7333 IMG_7313

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/amerika-2016/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

 

Translate »