25 Ocak P.tesi San Francisco 2.Gün

IMG_7339

Buena Vista

Bu sabah  güne 3’de başladık 🙂 Aslında bir gün önceye göre çok iyi bir saat. Bir gün önce gece saat 22.30 ‘da, 7 saat uyuyup, uykumuzu almış bir şekilde kalkmıştık. Sabah 3’de kalkınca zaten ailecek hepimiz uyanmış oluyoruz.Önce Efe’nin ”-anneee uyuyor musun ? ” sorularına, belki yeniden uyur düşüncesi ile cevap vermiyorum. Ama ardından Ela ve ardından ”-hımmmmm n’oluyor ? ” diyen Ateş de bu seslere eklenince, bana da gülerek, günaydın hepinize ! demek düşüyor. Neyse sabah 7 ye kadar bir şekilde vakit geçirip otelimize yürüyüş mesafesinde bir mekan olan Buena Vista Cafe’ye geldik. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/25-ocak-p-tesi-san-francisco-2-gun/

26 Ocak Salı San Francisco 3.Gün

IMG_7446

Hollyywood Cafe

Her zaman ki gibi sabah 4 de uyandık. Ne zaman normal saat düzenine geçeceğiz acaba? Bugün kahvaltı için otelimize çok yakın bir yer buldum. Hollywood Cafe. Artık şu omlet içi bol malzeme olayına ve tabi hiç bitmeyen kahveye çok alıştık. Fiyatı da uygundu. Fiyat konusunu biraz yazmam gerekirse, 4 kişilik kahvaltılarımız min.60 usd tutuyor. En fazla ödediğimiz yere ise  70 usd verdik. Öğle-akşam arası bir saate denk getirdiğimiz son öğün ise 80-120 usd lık bir aralıkta. Tabii ki kurun 3 ile çarpıldığı bir para birimini kullanıyorsanız 10 usd bile önemli 🙁 Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/26-ocak-sali-san-francisco-3-gun/

27 Ocak Çrş. Güle Güle Golden Gate !!

IMG_7439

Gün batımında çekilmiş, San Francisco sokakları

Bugün San Francisco’dan ayrılıyoruz. Güle güle güzel şehir. Hollywood Cafe’de son bir kez daha kahvaltımızı ettik. Sonra yürüyerek arabamızı teslim alacağımız firmanın ofisine gittik. Jeep Compas. Bizim için iyi ve rahat bir arabaydı.

IMG_7880Arkasına tüm valizleri attık. Önce köprüden bir defa daha geçerek Muir Woods ‘a gidecektik.  Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/27-ocak-crs-gule-gule-golden-gate/

28 Ocak Prş. Carmel’den Cambria’ya Doğru

IMG_7691

Carmel Sahilleri

IMG_7581

Carmel

IMG_7585

Carmel

Sabah kalktık ve oteldeki kahvaltımızın ardından Carmel’i köşe bucak yürümek üzere kendimizi dışarı attık. Valizlerimizi de arabaya yüklediğimiz için özgürdük. Tüm dükkanları, tüm sokakları, tüm evleri, tüm ağaçları kısaca tüm Carmel’i, yürüyerek bitirdik. Sonra mı? Sonra hayatımın en keyifli, en özgür anlarından biri başladı. Sahilde eşsiz bir şekilde devinen okyanus dalgalarını gördük. Daha arabadan inmeden çocuklar soyundu. Ben de kolumdaki saati, ayakkabılarımı, çoraplarımı fırlattım. Çıplak ayaklarımız ile kumlarda çılgın gibi koşmaya başladık. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/28-ocak-prs-carmelden-cambriaya-dogru/

29 Ocak Cuma Cambria’dan L.A.’e Devam

IMG_7624Maria’nın hazırladığı kahvaltının ardından yola koyulduk. Kahvaltı yan masa ile ettiğimiz sohbet sayesinde daha da keyifli hale geldi. Amerikalı aile, Türkiye’yi artık kafasında nasıl biliyorsa, Ateş ve Efe’nin ingilizce konuşuyor olmasına  çok şaşırdılar. Bu lisanı nereden öğrendiklerinden tut, Orta Doğu ‘da devam eden savaş, bunun Türkiye’ye güvenlik etkisi, benim gezi yazılarını topladığım  bloğum, konu konuyu açtı. Uzun ve neşeli sohbet kahkahalar  ile renklendi. Otel görevlileri ile karşılıklı teşekkürler ve vedalaşmanın ardından dün akşam güneşi batırdığımız sahile sürdük arabayı. Çocuklar ve ben yeniden okyanusa girmek istiyorduk. Kıyıya ulaştığımızda mutluluk ve telaş ile yine denize koştuk. Aynı keyifli anları hafızamıza iyice yerleşmesi için yeniden tekrar ettik. Bir süre sonra ayaklarınız donduğu için sudan çıkasınız da gelmiyor. Buranın tek sorunu kum değil çakıl oluşu ve bunun da ayaklarımızı acıtmasıydı. Buna rağmen çok eğlendik. İç çamaşırlarımıza kadar ıslak bir halde arabaya geldik. Kısa bir temizliğin ardından yola devam… Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/29-ocak-cuma-cambriadan-l-a-e-devam/

30 Ocak Cumartesi L.A.Hollywood Studios

IMG_7787Sabah otelimize de çok yakın olan Universal’a gitmek üzere yola çıktık. Bugüne kadar Orlando’ya gittiğimiz için ve orada 5 günlük, park içi otel konaklaması yaptığımız için, park giriş bilet fiyatları ile çok ilgilenmiyorduk. Sonuçta gün sayısı fazla olunca zaten bilet fiyatı yarı yarıya azalıyor, o tutar da konaklamanın içine eklenince güle oynaya parklara girip çıkıyorduk. Bu sefer resmen içimize oturan bir rakam ödedik. Buraya yazamayacağım. Sitesinden bakın. Hatırlamak istemiyorum 🙂 Şimdi gelelim içeride eğlenceli neler var kısmına. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/30-subat-cumartesi-l-a-hollywood-studios/

31 Ocak Pazar L.A

IMG_0047Sabah fırtınalı ve yağmurlu bir havaya gözümüzü açtık. Otelden çıkmadan önce nerede kahvaltı edebileceğimizi planlamak üzere biraz internetten yer baktık. Los Angeles’da kahvaltı diye google’a yazdığınızda ilk sıralarda çıkan bir yer buldum. Otele yaklaşık 4 km mesafedeydi. Tabii ki  L.A.’de 4 km’yi öyle hap gibi alamıyorsunuz. Çünkü ne demiştik, sürekli kavşak, sürekli ışık ve o ışıklar bizi görünce mutlaka kırmızıya döner. Kural budur. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/31-ocak-pazar-l-a/

1 Şubat Pazartesi-Knott’s Berry Farm

IMG_7879Sabah kahvaltı bile etmeden hemen yola koyulduk.
Sevgili babamız bizim için harika bir park bulmuştu. Knott ‘s Berry Farm. Şehrin yaklaşık 40 km dışında, Amerika’nın en eski tema parklarından biri.

Harika bir gün geçirdik diyerek başlamak istiyorum. Park tam istediğimiz gibiydi. Ela’nın binebileceği, boyuna uygun birçok oyuncak ve aktivite  vardı. Efe içinse ride cennetiydi. Özellikle bir kaç tanesi adamı sersem eden cinstendi. Sabah sert rüzgar devam ettiği için bazı ridelar kapalıydı. Ama öğlene kadar rüzgar kesildi ve binmediğimiz hiç bir şey kalmadı. Defalarca bindik hem de. Buranın en güzel özelliklerinden biri de sıra denen şeyin olmamasıydı. Belki hafta içi bir gün olduğu için böyleydi. Ama sebep her ne ise şans bugün bizden yanaydı. Normalde biz parkları kapatır öyle çıkarız. Ama karnımız o kadar çok acıkmıştı ki saat 5 olduğunda çıkmaya karar verdik. Park sanırım saat yedide kapanıyordu. Çıkmaya karar verdikten sonra, haydi finali bununla yapalım şununla yapalım derken saat 17.30 oldu ve çıktık. Parkın hemen karşısındaki TGIF ‘de güzel bir akşam yemeği yedik.

IMG_7832IMG_7841

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/1-subat-pazartesi/

2 Şubat Salı-L.A’e veda San Diego’ya devam.

IMG_7889Bugün yolculuk var. Neyse ki yol o kadar uzun değil. Yaklaşık 2 saat sürecek. Arabayı ben aldım. Ateş de biraz dinlensin, yanımda oturup bana eşlik etsin. Güne güzel bir kahvaltı ile başlamak istedik. Toast Bakery denen mekanı bir blogger yazısında bulduk. Kendisi dünyayı değişik lezzetler denemek amaçlı gezen, bunu fotoğraflayan birisi ve hem çektiği fotograflar çok albeniliydi hem de burası için, hayatımda yediğim en iyi pankeki yapan yer, ifadesini kullanınca kararımızı verdik. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/2-subat-sali/

3 Şubat Çrş. San Diego’dayız ama gece L.A.’e dönüş..

IMG_8040

San Diego Hayvanat Bahçesi

IMG_7948

Hash House

Bugün yarım günümüzden fazlasını hayvanat bahçesi için ayırmıştık. Ama önce güzel bir kahvaltı etmek üzere yola çıktık. Yine internetten bulduğumuz  bir yere gidecektik. Gerçekten yerel, mahalle arası bir yerdi. Yorumlar çok iyiydi ama gittiğimizde, okuduklarımızın daha iyisi ile karşılaştık. Yerin ismi Hash House a Go Go. Kapısında sıra vardı tabiki 🙂 Ama şanslıyız ki sıranın yoğunlaşması, biz masamıza geçtikten sonra oldu. Bu sefer sadece 10 dakika kadar bekledik. Beklerken masalara servis edilen tabaklara hayran kaldık. Tek sorun tabakların menüdeki isimlerini bilmiyor oluşumuzdu. Porsiyonların büyüklüğü inanılmazdı. Yani bir kişi bir tabak yemek söylese, bitirmesi mümkün olmayan boyutlardaydı. Biz de siparişimizi almaya gelen bayanın da yardımı ile pankek tabağı ve yumurtalı patatesli bir tabak olmak üzere iki sipariş verdik. İyi ki  öyle yapmışız, çünkü gelen bu iki tabak ile 4’ümüz de tıka basa doyduk. Lezzet çok iyidi fiyat da bir o kadar uygundu.Sanırım 40 usd hesap ödedik.Bu rakam tüm tatilin en uygun kahvaltı fiyatıydı.

IMG_7957Hash House hayvanat bahçesine de yakın bir yerde. Hayvanat Bahçesi, Balboa Parkın orada. Dolayısıyla hepsi birbirine yakın noktalar. San Diego Zoo bileti içerideki otobüs turunu ve teleferik ulaşımını da kapsıyor. İlk önce büyüklüğünü kestiremediğimiz için parkın içindeki çift katlı gezi otobüsüne binerek tüm parkı dolaştık. Aklınıza gelecek her hayvan olmakla birlikte Londra Hayvanat bahçesini daha çok beğenmiştik. Hayvanat bahçesindeki hayvanların mutlu olması beklenemez elbet. Ama o kadar mutsuz gözüküyorlardı ki onlar bu kadar mutsuzken bizim onları seyrederek mutlu olmamız çok saçma olur değil mi? Doğal olarak da öyle oldu. Acımaktan ve hayvanat bahçesi gibi bir düzene neden ihtiyaç duyulduğunun  felsefik tartışmasını yapmaktan işin eğlenceli kısmını yaşayamadık. Çocuklar ise en çok maymunları izlerken eğlendiler. Çünkü maymunlar bir aileydi, kalabalıklardı, içlerinde bebek maymunlar vardı. Bu bebek maymunlar annelerinin sırtında geziyor, meme emiyordu. Bu görüntüler eğlenceli ve güzeldi. Zaten en mutlu olanlar da maymunlardı. Fil, Aslan,su aygırı, Zürafa, Gergedan, penguen, yılan….bir çok hayvan vardı ama hepsi kafeslerinde birer tane. Kuşlar çok güzeldi.. Onlar, diğerlerine göre doğala daha yakın ve daha geniş alanlarda sergilendikleri için keyifleri de diğerlerine göre daha iyiyidi. Hayvanat Bahçesine girerken kapanıncaya kadar kalacağımızı düşünüyorduk ama öğleden sonra saat sanırım 3 gibi çıktık.IMG_8041
Ateş, San Diego Ünv.’ne gitmek istiyordu. Daha önce, henüz ünv.de okurken, Meksika ve Amerika seyahatleri yapmış ve  buraya da gelmiş. Üniversite, Zoo’ya 10 km uzaklıktaydı.Gittik. Ben de Efe için belki motivasyon olur diye düşündüm. Efe’yi yetiştirirken, dünyanın herhangi bir köşesinde yaşamasının sadece kendisine bağlı olduğunu ve hayatını kuracağı yeri çok geniş düşünmesini istiyoruz. Ben, ünv.bittikten sonra yurt dışına gitmek çok istemiştim. Ama hemen çalışıp para kazanma mecburiyeti ve aile yapısı nedeni ile bu mümkün olmadı. Şimdi çocuklarımız, üzerlerinde baskı hissetmeksizin, özgürce karar alabilsin istiyoruz.Ama bu düşünce tarzımıza rağmen, Efe, ben İstanbul dışında asla okumam diyor 🙂  (Bu da onun bugünkü  özgür kararı elbet)

Fikirler hele de bu yaşlarda çok sık değişir. Efe için San Diego State Unv.’si hiç bir şey ifade etmedi. Halbuki gençler, patenlerle ve kaykaylar ile kampüste dolaşıyorlardı. Oranın iklim koşulları, deniz, plaj vs. düşünüldüğünde delikanlılık döneminde ben vazgeçtim diyebilir  🙂

Ateş için de gördüğü yer, hayalkırıklığı oldu. O zamanlar arkadaşı Rüzgar ile geldiklerinde aklında kalanlar ve bugünkü hali arasında  demek ki çok değişiklik vardı.

Seaport Village tarafına gittik.Orada Convention Center var ve içinde dev bir otopark bulunuyor. Arabamızı buraya park ederek Seaport’a kıyı sahilinden yürüdük. Burası bir çok restorant, butik, turistik eşya satan dükkanlar vs ile dolu. Denize karşı bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Ayrıca güneşin batışı da çok keyifle izlenebilir. Akşam yemeğimizi burada yedik. Yemeğin ardından da L.A.’e dönmek üzere yola çıktık.

Biz 1.5 günde San Diego’yu bu kadar gezdik. Aslında gezilebilecek yerler genel olarak buralar. Sizin daha fazla vaktiniz varsa Little Italy, Gaslamp Quarter, Hotel del Coronado  ve Sea World’ü ekleyebilirsiniz. Tabi yaz aylarında geldiyseniz Beach lerde keyifli olur. Yazının devamı için lütfen tıklayınız. 4 Şubat Prş.Güle Güle Amerika

IMG_8043

San Diego Zoo

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/3-subat-crs-san-diegodayiz-ama-gece-l-ae-donus/

4 Şubat Prş.Güle Güle Amerika

IMG_7733Güle güle Amerika. Bir daha ne zaman görüşürüz bilmiyorum. Dünya büyük ve benim görmek istediğim çok fazla yer var. Üstelik ailecekgeziyoruz.com, ailecek gezmek demek ve zaman çok hızlı aktığı için çocuklarımız ile birlikte seyahat edeceğimiz süre de hızla azalıyor.

Sonrasında bloğun ismini değiştirmek gerekecek. Kocamla geziyorum, çocuksuz geziyoruz, tek başıma geziyorum, yaşlandık gezemiyoruz, eski anılarımız ile yeniden geziyoruz.com. gibi .

Bugün için anlatacak bir şey yok. Dün geceyi zaten havalimanı otelinde geçirmiştik. Sabah kalkınca da arabayı bırakıp havaalanına girmek dışında bir şey yapmadık. Sonrası, gelirken detaylı yazdığım gibi yaklaşık 20 saatlik bir yolculuk. Herşeyin yolunda gittiği, valizlerimizin kaybolmadığı ve güvenle evimize vardığımız bir yolculuk olduğunu söylemem yeterli..

Gelelim izlenimler ve veda kısmına..

Amerika, 20 li yaşlarımda hayallerimi süsleyen, yaşamak istediğim, ilham veren, orada yaşarsam dünya vatandaşı olacağıma inandığım bir yerdi. Evlendik, bu düşüncelerim devam etti. Green Card başvuruları, oralarda iş bulma, yerleşme planları..Bir süre böyle gitti. İlk Amerika yolculuğunu 1999 yılında yapmıştım. O kadar az şey biliyordum ki Orlando’daki Disney Land’in eğlenceli trafik ışıklarını Amerika’nın normal hali sanmıştım.

Ben büyüdükçe ve gördüklerim, okuduklarım bu süre içinde algılarımı değiştirdikçe, sonraki gidişlerimiz eskisi kadar özendirici olmadı.Ve sanırım finali de bu seyahat ile yaptım. İstanbul’da kaçmak ve uzaklaşmak istediğim ne varsa Amerika’da fazlası ile mevcut. Kalabalık, trafik, insanın üzerine üzerine gelen tüketim bombardımanı, evsizler, mekanik bir düzen..Ve yolda Ateş’e dedim ki,çocuklar buralarda okumayı seçerlerse bile benim bu yollara katlanacak enerjim yok..

IMG_7614Bu genel bakış açım.15 günlük tatilin izlenimine gelirsek,

San Francisco görülmesi gereken bir şehir.Kesinlikle bir ruhu var ve orada kalırken bunu hissedebiliyorsunuz.

Okyanusun uçsuz bucaksızlığı, dev dalgaları sizi bir yerlere sürüklüyor, izlemesi bile keyifli. Vaktiniz varsa dalga sörfünü siz de deneyin.

Lezzetli, yerel, küçük restorantlantların  peşine düşün. Oralarda daha doğal bir ortamda, şehrin yerlisi gibi hissederek anın tadına varın.

Route 1 deki küçük kasabaları keşfedin ve sokak pazarları, çiçek pazarları gibi, oraya özgü yerleri mutlaka gezin.

Gurme turlarına, vaktiniz varsa katılın.Carmel, Cambria gibi kasabalar gurme turları, üzüm bağları ,şarap tadımları ile meşhur yerler.

Çocuklu gezginseniz, mutlaka oyun parklarına girin ve çocuklarınız ile birlikte siz de çocuk olun. Sıkılsanız dahi onların enerjilerinin sizi  yukarı taşımasına izin verin. Kendinizi onlara bırakırsanız enerjinizin yükseldiğini göreceksiniz. Hayır demeden önce,  kısa bir süre düşünüp evet ile akışta kalın..

Alışverişi boşverin. Ama magnet, defter, kalem, biblo, kartpostal, şapka, tişört, kitap, minik objeler, yerel içecekler, soslar..  vs gibi size anı olarak kalacak ne bulursanız yanınıza alın.

Kısacası tadını çıkartın. Tadını çıkartmadan dönmeyin. Not alın, hafızanıza güvenmeyin. En çok da o gün aklınızda ne kaldı, sizi en iyi hissettiren an ne oldu? Onu not alın. Sonrasında, yani eve döndüğünüzde, onları okuyun. Çocuklarınıza da hatırlatın. Böylece canınız istedikçe o anlar, yeniden ,yeniden ve yeniden size keyif vermeye devam etsin.
IMG_8042Yolda olmak güzel. Tutkularınıza ortak olacak, dünyanın herhangi bir köşesini, rotamız bu olsun, diyerek seçtiğinizde size eşlik edecek canlarınız varsa, yolda olmak daha da güzel..Yoksa da üzülmeyin. Yolun kendisi zaten en büyük yoldaş.

Yeni bir gezide, burada buluşmak üzere,ailecekgeziyoruz’a devam.

 

 

 

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/4-subat-prs-gule-gule-amerika/

Londra’yı Yaşamaya Devam -29 Ekim 2015

IMG_4471 (1)29 Ekim tatilini fırsat bilerek 29 Ekim Perşembe günü sabah uçağı ile Londra’ya uçtuk.Karı koca baş başa bir seyahat olacaktı.3 tam günümüz vardı ve bu 3 gündeki ana hedef, lezzet durakları keşfetmek,bazı müzelere doymak,bir yere yetişme yada bir yer görme telaşı olmaksızın Londra’da 3 gün yaşamaktı..Tabi bir akşam yine müzikal keyfi yapmak da cabası:)

Otelimizi bu sefer Kensington’dan seçtik.Kensington’ın biraz daha batı tarafında yanında metro istasyonu da olan bu otelin adı Park Grand London Kensington.Odalar 2 kişi için ideal büyüklükte,gürültü yok,temiz.Kahvaltı almadık çünkü kahvaltıyı da dışarıda yapmak istiyorduk.Neyse ben size kısa kısa notlar halinde 3 günü özetlemek istiyorum.

Notlar ve Tavsiyeler;

IMG_3934

Washabi Sushi&Bento

IMG_3937

Soho Street Food

  • İlk yapacağınız iş gitmeden evvel telefonunuza ULMON (CityMaps2Go)  yüklemek olsun.Londra şehrini yükleyerek oraya giderseniz ve gitmek istediğiniz yerleri de öncesinde işaretlerseniz internete ihtiyacınız olmaksızın uygulama sizi her yere götürecek.Keşke bu uygulama köyler kasabalar için de olsa..
  • Günlük metro kartı alarak ilk iş Piccadilly’e gittik.Size tavsiyem günlük metro kartı yerine Londra’nın akbili olan Oyster kart alın.Bunun için 5 GBP depozit ödeyeceksiniz ve içinde yüklü olan kontürler sizin için günlük karttan çok daha ekonomik olacak.
  • Piccadilly’de sushi yedik.Yediğimiz yer zincir restorantdı.İsmi Wasabi Sushi&Bento.Fast food tarzı bir yer olan bu restorantda soğutuculu dolap raflarından, kutular içinde istediğiniz sushi’yi seçiyorsunuz.Kasanın önüne geldiğinizde eğer orada oturup yiyecekseniz,sizden  ekstra bir ücret daha isteniyor.Take away daha ekonomik yani..İstanbul’da genelde Sushico’dan sipariş veririz ve orası ile kıyasladığımda Sushi&Bento çok daha üstün.
  • Yürüyüşümüz Soho’ya devam etti.Orada açık yiyecek pazarı vardı ve festival gibi renkli mis kokulu görüntüler içinde yürüdük .Karnımız tok olmasaydı kesin orada ayak üstü yerdik.
  • Byron’un önünden geçtik.Bir önceki gelişimizde hamburgerini denemiştik.Burası zincir bir hamburger restorantı.Bu gelişimizde de bir çok yerde Byron’a rastladım.
IMG_3939

Byron Hamburger-Soho’daki restorant

IMG_3941

London Poppy Day Covent Garden

  • Yürüyerek Covent Garden ‘a vardık.Orada London Poppy Day kutlamaları vardı.Meydana tepeden bakacağımız cafelerden birinin barına geçtik.Müzik dinleyerek bir süre gösterileri izledik.Punch & Judy orada en sevdiğim yer.Hem konumu hem de içinde satılan ıvır zıvıra bayılıyorum.
  • Buradan otelimize devam ettik.İlk gün hatırı sayılır derecede gezmiştik.İkinci gün kahvaltı için bomba bir mekan ile güne başladık.The Breakfast Club.Londra’da bir kaç yerde var.Biz Soho’dakini tercih ettik.Kapısında sıra olduğunu görünce şaşırdık.Gerçi ertesi gün gittiğimiz restorantın da kapısında  sıra vardı.Sonradan anladık ki hangisine gidersek gidelim burası sıra olan bir yer.Peki sıraya katlanmaya değer mi?Kesinlikle değer.Tabaklar harika.Hem sunum, hem lezzet, hem de porsiyon büyüklüğü 10 numara..Ayrıca içinde çalışanlar çoğunluk genç.Enerjileri yüksek.Ortamın dekoru çok güzel.Üstelik bizim gittiğimiz tarih cadılar bayramına denk geldiği için çok ilginç makyajlar ve kostümler içinde servis yapıyorlardı.Fiyat ise kişi başı 10-12 paund civarı.
IMG_3987

The Breakfast Club’da cadılar bayramı

IMG_3949

Soho’daki The Breakfast Club

  • Kahvaltıdan sonra Ateş’le ayrıldık.O British Museum’a gitmek istedi.Aslında her ikimizde daha önce burayı ziyaret etmiştik.Ama sevgili eşim her odasında bir gün geçirebilecek kadar tarih ile ilgili olunca gününü bu şekilde planladı.Ben ne mi yaptım?Buyrun devam edelim o halde..
  • Oxford Street No 105 Mağazanın adı Tiger Stores.Burası 1-2-3-5-10 GBP lik ucuz ürünlerin olduğu,eğlenceli,çok renkli bir mağaza.Buradan kağıt,kırtasiye,oyuncak,yeni yıl süsleri,mutfak malzemeleri gibi çok çeşitli şeyler bulmanız mümkün.
  • Oradan Primark‘a kadar yürüdüm.Normal şartlarda asla dolaşamayacağım kadar dev bir mağaza.Kapısından baksam içime sıkıntı çökecek cinsten.Ama çocuk reyonuna bakmadan dönmedim.9 GBP ‘ye Ela’ya güzel bir ayakkabı aldım.Efe’ye 5 GBP eşofman altı,üstü,kıza pijama..Yani hepi topu 30-40 paund harcayarak çocuklara bir çok şey alma imkanı olan bir yer.
  • Gelelim bugünkü lezzet noktamıza.Ateş ile buluşup fish and chips yemek üzere Masters Super Fish restorantın yolunu tuttuk.Restorant Waterloo ‘da.Yakınında metro durağı var.Burası ingilizler için oldukça bildik ve popüler.15.00 ve 17.30 arası kapalı.Lezzet klasik ama kötü tarafı yağ kokusu çok yoğun.Oradan çıktığınızda üstelik bizim gibi müzikale falan gidecekseniz yanınızda oturan için üzgünüm.Ayrıca ağır da bir yemek..Yoğun yağda kızardığı için yedikten sonra pişmanlık hissettiren cinsten.Lezzet ise bana göre standart.Önden yediğimiz ızgara sardalya ise çok lezzetliydi.
IMG_3955

Masters Super Fish-Waterloo

IMG_3979

Fortnum&Mason’a üst kattan bakış

  • Tiyatro için daha zamanımız vardı.Biz de bir kahve içmek üzere Fortnum & Mason’a gittik.Piccadilly’de.Muhteşem bir mağaza.Bir tatlı eşliğinde kahvelerimizi içtik.İnanılmaz güzel mutfak malzemeleri ve seramik -porselen eşyalar var.Fiyatlar pahallı.Bu nedenle maalesef alamadım.Mağazanın bir katı sadece çay ve kahve ürünleri ile dolu.Oradan keyfinize göre çay ve kahve seçip, İstanbul’da Londra keyfi yapmak üzere ,satın alabilirsiniz.
  • Les Misérables (Sefiller) Queen’s Theatre’da izledik.Ben sıkıldım.Mamma Mia ve Phantom of the Opera’da çok daha iyi vakit geçirmiştim.Ama bana bakıp karar vermeyin sakın.Sonuçta görsel olarak, kadrosuyla ,sahnesiyle görkemli bir prodüksiyon.
  • Tiyatrodan sonra yine metro ile otelimize..3.güne de The Breakfast Club‘da başladık.Bu sefer Battersea Rise‘a kadar gittik.Daha önce Londra’nın bu tarafına hiç gelmemiştik.Ben çok beğendim.Kasaba gibi küçük ve şirin bir yer.Üstelik merkeze de çok yakın.Bu sefer pan cake li bir kahvaltı sipariş ettik.Kapıdaki kalabalığa rağmen uzun uzun oturabilmeniz ve kimsenin sizi rahatsız etmemesi de -eğer oturabilmişseniz-iyi tarafı:)
IMG_3981

Battersea Rise TBC

IMG_4021 (1)

Camden Town

  • Kahvaltımızı ettikten sonra Camden Town’a devam ettik.inanılmaz bir kalabalık,ilginç ve renkli binalar,yiyecek pazarı,eski kitaplar,eski plaklar,hippiler…Bir pub da biraz oturup geri döndük.İlk gidişte ilgi çekici bir yer.Siyah pelerinler,vampir kıyafetleri,değişik aksesuarlar..Tabi sizde benim gibi ne yapıcam bu kadar saçma sapan şeyi diye düşünenlerdenseniz bir daha gitmezsiniz olur biter.
  • Camden ,’dan çıkıp benim daha çok ilgimi çekecek bir yere Borough Markete geldik.İşte aradığım yer.Bir nevi kapalı pazar.Peynir ve ekmek standlarının yanında saatlerce takılabilirdim.Hatta onu bunu tadayım derken karnınızı da doyurabilirsiniz.Londra köprüsünün ayak ucunda.Pazarın hemen yanındaki sokaklar, lezzetli restorant yada ayak üstü bir şeyler içebileceğiniz publar ile dolu..Ama biz yemeği Covent Garden’da yemek istediğimiz için oraya kadar yürüdük.
  • Zizzi ,Covent Garden’da İtalyan Restorantı..Güzel bir pizza yedik.Hem ortam hem de lezzet iyiydi.Biraz erken gittiğimiz için çok rahat yer bulduk ancak bizim kalkmamıza yakın kapısında sıra oluşmuştu.İçinde çok şık bir odun fırını var.Pizza ve ekmekler bu güzel fırından çıkıyor..
IMG_4017

Borough Market rengarenk

IMG_4018

Zizzi İtalyan Restorantı-Covent Garden

Yemeğimizi de yedikten sonra biraz daha oralarda müzik dinleyip otelimize geri döndük.Ertesi gün dönüş günüydü ve  uçağımızda sabah erkendi.3 günlük Londra gezimiz işte böyle dolu dolu geçti.Gecesi,gündüzü her zaman hareketli bu şehirde daha yapacak bir çok şey var.Bu yüzden bloğumda bundan sonra da Londra yazıları görmeye devam edeceksiniz.

 

 

 

FOTOGRAFLAR

IMG_3953

Tiger Stores Oxford Caddesinde

IMG_3974

Fish and Chips

IMG_3975

Fortnum and Mason’da tatlı çeşitleri harika!

 

IMG_3951

The Breakfast Club’da somonlu yumurtalı bir seçenek

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/londrayi-yasamaya-devam-ekim-2015/

Kazdağlarında Bir Gün-17 Ekim 2015

IMG_3325

Bu sefer geniş bir aile olarak geziyoruz..

Kazdağları gitmekten bıkmayacağım bir yer.Daha önce bir çok defa gittim.Bu sefer annemler ile geçireceğimiz bir hafta sonu gezisine konu olan güzel yer..Pegasus’un Edremit’e uçuşunun olması ve üstelik bilet fiyatlarının da araba ile gitmeye gerek kalmayacak kadar ucuz oluşu, Kazdağlarına gitmeyi pratik ve avantajlı hale getirdi.

Sabiha Gökçen’den kalkan uçak eğer Pegasus’da bir rötar yoksa sadece 45 dakika havada kalarak sizi Edremit’e ulaştırıyor.Edremit havalimanında başta Avis olmak üzere 1-2 araç kiralama şirketi de var.Avis’de en düz model manuel vitesli dizel bir aracın günlük kirası 79 TL.

Konaklamak için Mehmetalan Köyünü seçtik.Burası bir alevi köyü..Mehmetalan köyünü seçmekte en önemli sebep Mehmetalan Misafir Evleri’ydi.Güney Marmara Kalkınma Ajansının desteklediği ,”Kazdağı Ekoturizm” projesi ile hayata geçirilmiş bu proje ile Mehmetalan köyünde 3 farklı ev seçilmiş ve yenilenmiş.Köy ortamı içinde modern şartlar sağlayan bu evlerde konaklamak güzel bir deneyim.Kiraladığımız ev 6 kişinin rahatlıkla kalabileceği büyüklükteydi.Kişi başı günlük fiyat 100 tl ve 2 çocuk için de günlük toplam 100 lira  aldılar.Konaklamanın yanısıra sabah kahvaltısı da bu fiyata dahil.Bu arada eğer akşam yemeğinizi de orada yiyecekseniz o zaman gündüzden haber vermeniz gerekiyor..Akşam yemeği için kişi başı 30 tl ‘lik ücret istiyorlar.Sabah kahvaltısı ise resmen doğal bir şölen.Evin sahibi aile, zaten karşınızdaki köy evinde kalıyor.Arada bizim eve gelip acıkıp acıkmadığımızı,çay isteyip istemediğimizi de soracak kadar nazik ve iyi niyetli bir aile. Continue reading

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/kazdaglarinda-bir-gun-17-ekim-2015/

Burgundy & Saone (LOCABOAT HOLIDAYS)

19 Eylül 2015-Kurban Bayramı Tatili

TEKNEYE VARIŞ-ST.LEGER SUR DHUNE-1.GÜN

IMG_2845

St.Leger Sur Dhune

IMG_2835

Oleyyy!!Yine Locaboat’dayız..

Bir önceki Locaboat gezimizin bitişinde aklımızı da oralarda bırakmıştık.Bu duygular ile büyük bir heves ile Lyon’a uçtuk.THY ile yolculuk yaptık.Yol izlediğimiz film,yemek vs derken çok keyifli geçti.Havalimanında Lyon merkeze gitmek üzere tren bileti alacaktık.Makinanın başına geldiğimizde kişi başı 15 euro bilet ücreti olduğunu görünce taksi ile gitmeye karar verdik.Taksiye de 45 euro verdik.Lyon merkezde indiğimizde ise bizi St.Leger Sur Dhune’a  yani teknenin kalkacağı yere götürecek tren bekliyordu.Tren’den indiğimiz durak Lyon Part Dieu.Yol yaklaşık 1 saat sürdü.İndiğimiz de yine taksiye bindik ve yaklaşık 20 km daha içerilere ilerleyerek kasabaya vardık.

İşte sevgili teknemiz.Penichettes-Flying Bridge 1020 FB.Bunun modelini özellikle yazıyorum.Çünkü bu model 2 kamaralı,4 kişilik,güvertesinde tekneyi kullanmaya uygun ve yine arka güvertesinde yemek yemek için masa ve oturum alanı var.Önceki gezimizi de aynı model tekne ile yapmıştık.Ateş tekneyi teslim almadan önceki sigorta,bisiklet,rota bilgisi vs ile uğraşırken biz çocuklarla tekneye geçip yatakları yaptık,valizleri boşalttık ve içine yerleştik.Ateş de işi bitip tekneye gelince bisikletlere atlayıp yakındaki markete gittik.Kağıt havludan,makarnaya,sabuna,tuza,çaya,çöp poşetine  kadar bir hafta boyunca  bize lazım olabilecek her şeyi aldık.Bisikletlerin önünde sepetler vardı ve aldıklarımızı 3 bisikletin sepetine ve Ela’nın oturduğu çocuk koltuğu bölümüne yerleştirdik.Tabiki ağır oldu bu nedenle bisiklete binmeden iterek teknemize kadar yürüdük.Market alışverişini yerleştirdikten sonra marketten aldığımız pizza’yı fırına verdik ve henüz güneş batmadan arka güvertede yemeğimizi yedik.Geceleme St.Leger

(yazının devamı için tıklayınız)

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/burgundy-saone-locaboat-holidays/

20 Eylül Pazar-2.Gün

IMG_3145Kahvaltımızı ettikten hemen sonra yola çıktık.Seyahat süresince geçmemiz gereken tüm locklar bugüne toplanmıştı.Yolun sabah ki kısmı pek çok köyden geçiyordu.Bu köyler üzüm bağları ile meşhur ve yerel şarapevleri olan, zeytinyağı ve şarap satışı olan köylerdi..Bisikletleri indirdik.Efe ,ben ve Ela bisiklet ile yola devam ettik.Bir ara Efe yoruldu, ben pes etmedim..Köylerden birinde Ateş tekneyi bağladı.Organik bal,hardal,şarap satışı olan bir yerdi.Şöyle bir bakındık ben bal almaya niyet ettim ama Efe araya girip -”Anne Van’dan aldığımız bal daha bitmedi !!” diyerek buna engel oldu..

CHAGNY

Öğlen bu kasabaya vardık.Burada yemek yedik.Biz kasabaya vardığımızda saat 13.30’du.Sabahtan kurulan sebze meyve pazarını yeni yeni toplamaya başlamışlardı.Bisikletlerimiz ile tezgahların arasında IMG_2888dolaşıp küçük meydanına vardık.Meydanda metal bir horoz anıtı ,yerden zaman ayarlı fışkıran eğlenceli su fıskiyeleri vardı.Bunların çevresinde de yarım ay şeklinde restorant ,cafeler..Çocuklar hemen sularla oynamaya başladılar.Biz de keyifli bulduğumuz bir masaya geçtik.Burgundy bölgesinin yöresel lezzeti olduğunu söyledikleri bir et yedik.Dana eti,haşlama gibi ama suyu berrak değil koyu renk.İçinde de mantar patates gibi sebzeler.Lezzet bence güzeldi..Yemekten sonra teknemize döndük.Geceyi geçireceğimiz yer Fragnes’di.Burası elektrik ve su alabileceğimiz bir marinaydı.Varış saatimiz ve günlerden pazar olması sebebi ile hiç görevli yoktu.Elektrik aldık ama internete bağlanamadık.Çocukları yıkadıktan sonra hepimiz için bol sarımsaklı,taze domates soslu güzel bir makarna yaptım.Yoğurdumuz da vardı.Hep birlikte  yedik.Saat 21.00 da yattık.Günün yorgunluğu ve bol oksijeni ile 1 sayfa kitap okumaya bile halim kalmadı.Bugün 15 tane lockdan geçmiştik.Üstelik Changy kasabasından sonra neredeyse hiç oturmadık.Lockların 11 tanesi de ardarda kasabanın çıkışındaydı.Yolun bir kısmı Ela’yı arkama alıp bisiklete binerek geçirdim.Bazen ben tek bindim bazen de bisikleti tekneye yükleyip yürüyerek yol aldım.Kısaca çok yorucu ve çok dinlendirici bir gündü.(yazının devamı için tıklayınız)


IMG_3115
IMG_2919
IMG_2889 IMG_3146

 

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/20-eylul-pazar-2-gun/

21 Eylül Pazartesi 3.Gün

IMG_3093Fragnes’de uyandık.Bugün güneşli bir gün olacakmış.Nitekim sabaha güneşin sıcak cıvıltıları ile başladık.Uyandığımızda vaktimizin büyük kısmını temizlik ve kahvaltı hazırlıkları alıyor.Yatakların toplanması,teknenin dış oturum alanlarının temizlenip kurulanması (dışarısı gece boyunca ısı farkından ve çiğ yağdığı için ıslanıyor),çocukların el -yüz -diş temizliği,giyinmek ve derken kahvaltı hazırlanması..Kahvaltı olarak patatesli yumurta yaptım.Ekmeklerin üzerine sarımsak,peynir,domates ve zeytinyağı sürüp fırına verdim.Buram buram sarımsak kokusu her yana yayıldı.Bugün tek bir büyük lockdan geçerek Saone nehrine bağlandık.Nehirde yaklaşık yarım saat -45 dakika yol aldık.Ardından Chalon Sur Saone kasabasına ulaştık.Burada tekneyi marinaya bağladık.Yanlışlıkla yaşlı-uyuz bir çiftin teknesine çarptık ve hiç bir şey olmamasına rağmen bizi strese soktular.Neyse bisikletle ile karaya inip kasabayı gezmek üzere yola çıktık.Kilisenin olduğu meydanı bulduk.Kilisenin önünde kare şeklinde bir meydan var etrafı cafelerle çevrili.Meydanın ortasına tüm cafelerin masa ve sandalyeleri konmuş.Kafamıza göre bir cafe beğenip güneş altındaki bir masaya oturduk.Kiliseyi gezdik,wi-fi  bağlandık.IMG_2912Aslında Chalon Sur Saone büyük bir kasabaydı.Büyük marketler ve çok çeşitli restorantlar vardı.Tekneye gitmeden önce Carrefour markete uğradık.Eksikleri tamamladıktan sonra teknemize dönüp Tournus’a varmak üzere yola koyulduk.Bugünkü yol nehirden gidiyor yani durmak yok.Sağımızda solumuzda yolu keyifli hale getirecek bir şey de yok.Gece Tournus’da kalacağız.3 saat hiç durmadan gittik.Zaten duracak bir imkan da yok.Çünkü nehir ,kanaldaki  gibi istediğimiz yere yanaşıp, kazık çakıp durabileceğimiz bir imkan sağlamıyor.Hatta nehrin sağında ve solunda çakılı kazıklara da dikkat edilmesi gerekiyor.Kırmızı olanlar nehrin sığ ve yaklaşılmaması gereken kısımlarına işaret ediyor.Yeşil kazıklar ise güvenli bölge.Can yeleği giymemiz gereken büyük bir lockdan geçtik.Aslında can yeleği giyilmesini gerektirecek sarsıntı vs durumu yok.Ama bir zamanlar burada bir turist suya düştüğü için Avrupalı hemen önlem olarak oraya kuralı koymuş.Yol devam ederken ben mutfağa geçtim.Efe tavuk suyuna çorba istiyordu.Ona elimdeki imkanlar ile birşeyler hazırlamak istedim.Tavuğu düdüklü tencereye koyup içine bir soğan da katarak haşladım.4 tavuk budumuz vardı.İkisi tanesi ile  Efe’ye çorba yaptım.Diğer 2 tanesi ile de bezelyeli,havuçlu ve tavuklu yasemin pirincinden pilav.Bol salata eşliğinde sıcağı sıcağına arka güvertede yedik.Efe’de teknenin içindeki masada bütün çorbayı içti:)Yemekten sonra yaklaşık bir saat daha gittik.Nihayet Tournus’a vardık.Kenarından nehir geçen güzel bir kasaba burası.Bisikletleri indirip keşfe çıktık.Ara sokaklar daracık.Her yerde olduğu gibi kilisenin orada minnacık da olsa bir meydan var.Kilise 1900 yıllık.O sokaktan bu sokağa pedal çevirdik.Hızlandık,yavaşladık,rüzgarı hissettik,yarıştık,şarkı söyledik.Çocuklarımızla çocuk olduk.Tekneye geri gelince bisikletleri bağladık.Oy birliği ile üst güvertede bir şeyler yemeye karar verdik.Yemek sonrası fotoda gördüğünüz gibiyiz.Genelde yatış saatimiz 9..

(Yazının devamı için tıklayınız.)

IMG_2951

IMG_2916

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/21-eylul-pazartesi-3-gun/

22 Eylül Salı 4.Gün

IMG_2931Tournus’dan sabah 9 gibi yola çıktık.Bugün kapalı bir havaya uyandık.Bu yüzden kahvaltıyı içeride yaptık.Kuzulara yumurtalı ekmek hazırladım.Kahvaltı fasılları çok keyifli.Ama her sabah bugün kahvaltıda ne var sorusuna yanıt bulmak aynı zamanda yaratıcılık gerektiriyor.

Nehirden bir süre devam ettikten sonra La Trucher denen yerden yine kanala girdik.Bu yol 40 km ve üzerinde 4-5 tane köy var.Konaklamamız bunlardan birinde olacak.Lockdan kanala girer girmez küçük bir köyden su ve elektrik aldık.Ben de fırsat bu fırsat hazır suya da bağlanmışken sabah bulaşıklarını yıkadım.Şimdi de şarjımızın dolmasını bekliyoruz.Şarjlar dolunca yola çıktık.Luisery adlı kasabaya vardık.Bisikletler ile araba yolundan kasabanın meydanına doğru bisiklet sürdük.Kasabada bir çok eski kitapçı dükkanı vardı.Dükkanların çoğu her yerde olduğu gibi kapalıydı.Kilise de kapalıydı.Meydanda bir fırın bulduk.Sıcak baget ekmekler ve çukulatalı kuruvasanlar aldık.Çocuklar kendilerine çilekli tart seçtiler.Meydandaki pizzacıdan Efe’yi zor kurtardık.Yemeği teknede yemek istiyorduk, çünkü ben marketten aldığımız eti kendimce bir sosa yatırıp marine etmiştim.(domates,soğan suyu,tuz,karabiber ile harmanlayıp beklettim)

IMG_2942Tekneye doğru yola çıktığımızda yağmur başladı.Kilisenin giriş kapısının altında yağmurun azalmasını bekledik.Tam azaldığına karar verip  yola çıktık ki yine başladı.Tekrar geri döndük.Biraz daha bekledik baktık kesileceği yok bu sefer geri dönmemek üzere yola çıktık.Arabaların da gittiği,tırların geçtiği,yokuş aşağı bir yoldu.Bisikletleri aşağı doğru bıraktık.O kadar çok yağmur yağıyordu ki bisikletlerin de hızı ile sırılsıklam olduk.Yolu görebilmek için gözlerimi zor açtım.Tekneye geldiğimiz gibi yağmur dindi:)Etimiz pişmişti.Yanına bir gün önceden kalan pilavı da ısıttım.Salata eşliğinde güzel bir akşam yemeği olarak yedik.Yemekten sonra yola devam ettik.Aslında Loisy denen kasabada duracaktık.Ama geçerken durulabilecek bir iskele dikkatimizi çekmedi.Bizde devam ettik.Port de Chevreuse diye haritada işaretli bir yerde minik bir iskele bulduk.Oraya tekneyi bağladık.Doğanın tam ortasında.Hiç ışık yok.Yanımızdan geçen yol tek şeritli,üzerinden araba bile geçmeyen bir yol.Yine yağmur başladı.Biz de resimli pişti oynamaya başladık.Çok da eğlendik.Bu oyunu D&R dan almıştım ve Ela dahil hepimiz aynı keyfi alarak oynayabildik..Saat 9 da zifiri karanlık denen bir karanlık ile uykuya daldık.(yazının devamı için tıklayınız)IMG_2969

IMG_3096

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/22-eylul-sali-4-gun/

23 Eylül Çarşamba 5.Gün

IMG_3001Sabah günlük rutinlerimizi yaklaşık 2 saatte tamamladık.kalkış,el-yüz yıkama,tuvalet,dişler,giyinme,bütün bu işleri çocukların da yapmasının takibi,yatakların ve odaların toplanması,teknenin havalandırılması,kahvaltının ve sofranın hazırlanması,sonra hepsinin toplanması,tekne dış temizliği,çöplerin en yakın çöpe götürülmesi..işte size 2 saat..Yola çıktık.Varış noktamız umarım güzel bir yerdir.Louhans.Oraya varmaya çalışırken yol üzerinde bir de Branges adlı kasabayı göreceğiz.

Branges’e vardık.Soğuk ve yağmur ile birlikte bisikletleri indirdik.İndiğimiz yer Le Boat’ın marinasıydı.Teknemizi oraya bağladık.Kasabayı gezmek üzere bisikletleri indirdik.Çevreyi dolaştık.Evlerin bahçesinde trambolinler,salıncaklar vardı ama hepsi boştu.Hatta kasaba bomboştu.Biraz sonra karşımıza çıkan okul sayesinde bu sessizliğin sebebini öğrenmiş olduk.Okulun yanındaki kilisenin bahçesi çocuklarını almaya gelen anne babaların arabaları ile doluydu.Okul dağılıyordu.10 dakika içinde hepsi dağıldı ve biraz önceki canlılık ve cıvıltılar yerini yine terk edilmiş bir sessizliğe bıraktı.

IMG_2983Kiliseyi gezdik.Teknemize yola koyulduk.Dönerken bir fırından baget aldık.Tıkalı lavabomuzu açmak için bir pompa almamız gerekiyordu.Bunun için meydandaki mini markete girdik.Ama pompa yoktu.Onun yerine lavabo çözücü olduğunu anladığımız kimyasal bir sıvı aldık.Teknede bunu kullandım ama pek bir işe yaradığını söyleyemeyeceğim.Louhans’a gitmek üzere kasabadan ayrıldık.İki yerleşim birbirine yakındı.Vardığımızda şiddetli bir yağmur başladı.O kadar keyifli yağıyordu ki bir süre yağmuru izledik.Çocuklar acıkmıştı.Dünden kalan eti küçük küçük doğradım.Soğan ve sarımsak eşliğinde kavurdum.İçine bolca domates sos kattım.Salata eşliğinde ,dışarıda yağan yağmuru izleyerek yemeğimizi yedik.Sıcak ve yumuşacık bagetleri yemeğin sosuna banarak yedik.Yağmur azaldı.Bisikletleri indirdik.Kasabanın merkezini bulmadan önce karşımıza çıkan bir markete pompa sorduk ama yoktu.Merkeze ulaştığımızda birden inanılmaz keyiflendik.Çünkü arnavut kaldırımı caddenin her iki yanı şirin dükkanlar ile dolu bir merkezdi.Tüm dükkanlar da açıktı.Üstelik kaldırımın üzeri kapalı olduğu için yapmur yagsa bile rahat rahat dolaşabiliyorduk.

IMG_2998Bisikletleri yanımızda yürüterek dükkanları dolaştık.Çocuklara iki kutu balıkyağı aldık.Bir spor mağazasından Efe’ye ve Ateş’e çok güzel bir spor ayakkabılar aldık.Ela’ya ise çok istediği peluş bir oyuncak.Oyuncak hayvanın kulakları ve gözleri parlak olduğu için adını Parıldak koyduk.Bana küpe ve kolye,Ela’ya kalem kutu.Bir sürü ıvır zıvır ama hepimizi mutlu etmeye yetti.Güzel bir şarküterinin önüne geldiğimizde Ateş dayanamayarak kendisine canının çektiği ,lezzetli bir kaç çeşit peynir, füme et ve ördek de aldı.Pompa alacağımız yeri de bulunca keyfimiz tam oldu.Tabi bu işe en çok ben mutlu oldum.Tekneye varır varmaz pompayı kullandım.Lavabonun deliklerinden kibrit çöpü bile çıktı.Güneş açtı.Güverteye masa kurduk.Çok aç değildik ama Ateş’in kendisi için aldığı mezelik yiyecekler ve bizim seçtiğimiz armutlu tart ile güzel bir sofra oldu.Yemek bitip sofrayı da kaldırdıktan sonra çocukları yıkadık.Özellikle bizim odanın banyosu kaloriferi de tam randımanlı yandığı için hamama dönüşmüştü.Kızı yıkadım.Kat kat giydirdim.Herkes yıkanınca kahvelermizi koydum.Çocuklara da süt.Ve haydi bakalım piştiyeeeee!!!

(yazının devamı için tıklayınız)

 

IMG_3086 IMG_3080 IMG_3082 IMG_2976

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/23-eylul-carsamba-5-gun/

24 Eylül Perşembe 6.Gün

Herkese İyi Bayramlar!!

IMG_3075Güneşli bir güne merhaba,Louhans’da güneşli bir güne uyandık.Güvertede güzel bir kahvaltı ettik.Gelirken yağmur ve soğuk nedeni ile hiç keyfini çıkartamadığımız yolun bu sefer sıcakta kuş sesleri eşliğinde bol bol tadına vardık.Geçerken uğrayamadığımız Loisy’e vardık.Burası hepten sakin bir kasabaydı.İn cin top oynuyor dediklerinden.Kilise bile kapalıydı.Ama güneş ışığının etkisindenmidir nedir doğası gözüme hepten güzel ve sakin geldi.Bisikletleri indirdik.Köyün içine çıkan dik yokuşta yanımızda sürdük.Meydanda tek bir restorant vardı.IMG_3042Mor renk dış cephesi olan,bahçesine bir kaç masa sandalye konmuş , kırmızı potikareli örtüleri olan bir restorant.Güneşten koruyan tentelerin altında bir masaya geçtik.Yaşlı bir amca yanımıza gelerek mutfağın kapalı olduğunu söyledi.Ateş bir peynir tabağı ve beyaz şarap  söyledi .Peynir tabağı ,yanında bir sepet yumuşacık ekmek ile geldi.Ben bir latte,çocuklar da meyve suyu söylemişti ama ekmekleri görünce peynire biz de atladık.Ateş orada otururken biz biraz daha bisiklete bindik.Ela,bulunduğumuz meydanda Rapunzel’in şatosuna benzettiği büyük bir evin kapısında içeri girmek için uzun süre ağladı.Köyde bir saat kadar vakit geçirdikten sonra yeniden tekneye döndük.Bu satırları güneşin altında ,teknenin dışında yazıyorum.Mürekkebim bile pırıl pırıl parlıyor.Bugün hiç bir şey olmasa bile güneşin verdiği mutluluk ve pozitif enerji yeter.Akşam genel istek üzerine yine Tournus’da yatmaya karar verdik.Çocukların düz duvara tırmandığı yer.

IMG_3044

 

Eveeeet orada kalamadık.Çünkü oraya gitmek üzere son köyden geçerken güneş o kadar güzel ısıtıyordu ki ..Ve karnımız acıkmıştı..Ve yemek pişmişti..Ve diğer insanlar teknelerinde bu güzel ortamın keyfini çıkartıyordu.Biz de dayanamayıp burada gecelemeye karar verdik.Süper bir havada dışarıda somonlu makarnamızı ve salatamızı yedik.Ardından bir saat bisiklet gezisi yaptık.Geri geldiğimizde güneş batıyordu.Etraf alacakaranlık.Çocuklar aşağıda sesleri geliyor.Ben güvertede yazıyorum.Allah’ım bu geziyi bize yeniden yaşattığın için sana şükürler olsun.Çocuklar aşağıda şarkı söylüyor.”Bazen neşe,bazen keder,hayat böyle gelir geçer.”diye sesleri geliyor.Ortamda kuşların sesi var.Ay iki tane.Biri gök yüzünde diğeri suyun içinde.Serin bir esinti var.Ateş banyodan çıktı.”-Nerdesin aşkıııım ”diye Hadise’nin şarkısının nakaratını söylüyorlar.7 gün 24 saat birlikte vakit geçirdik.Bundan güzeli var mı?TV yok,internet yok hatta şarjım bitti bitiyor artık telefon da yok.Sadece sevgi..Dibine kadar aile..Doğa..Yağmursa yağmura,güneşse güneşe doyduk.Bu gece iyki bu köyde kaldık.Gözlerime hapsetmeye çalışıyorum.Doya doya bakıp kaydetmeye çalışıyorum.Bu kareyi beynime kazımaya çalışıyorum.Burnumda odun kokusu.Yolculuğun özeti…Bu an..Hayat anlardan ibaret değil mi?Bu an bu yolculuğun toplamı oldu.Aşağıdaki koro bazen neşe bazen kedere geçti….Güzel bir gün daha bitti.Pişti vaktini kaçıramam..(yazının devamı için tıklayınız)

IMG_3073

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/24-eylul-persembe-6-gun/

25 Eylül Cuma 7.Gün

IMG_3074Güle güle La Truchere..Bu güzel ,çok güzel köyden ayrılıyoruz.

Bu gün varış noktamız Macon.Akşam Macon’da kalıp cumartesi sabahı teknemizi teslim edeceğiz.Yaklaşık 3 saatlik seyirden sonra Macon’a vardık.Burası cıvıl cıvıl ve büyük bir yer.Kenarından Saone nehri geçen güzel yer.. Bisikletlerimiz ile her yeri dolaştık.Güzel bir akşam yemeği yedik.Yeniden bisikletlerimiz ile teknemize döndük..Macon’dan tren ile Lyon …Ve eve dönüş.

Size uzun uzun Macon’u yada Lyon’u yazmayacağım.

Zaten bu yazının ana fikri bu değil.Bu yazının ana fikri La Truchere’deki gece teknede yazdıklarım..

Bu gezinin ana fikri;

Aile

Sevgi

Doğa

Doğanın bize sunduğu tüm güzellikler

Kuşlar

Yıldızlar

Ay

Çocuklar….

bunları yaşamak için biraz sessizliğe ihtiyaç var.İletişimi azaltmaya,bizi uyaran ,dikkatimizi dağıtan fazlalıklardan bir süreliğine kurtulmaya..

Bundan sonra ki hedefim çocuklarımız ile birlikte bir sırt çantası ile çıkılacak yolculuk.

Nasıl ki internet,bilgisayar,ıpedler,tv olmadan yapılabiliyorsa bunca giysi ,eşya ıvır zıvır olmadan da yapılabilir..

Hayatı sadeleştirip boşalan yerlere daha çok sevgi,toprak,yağmur,dostlar sokmak dileği ile….

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/25-eylul-cuma-7-gun/

Translate »