Güne Balıkla Başlamak-Tsujiki

Japonya’daysanız bu zaten böyle olmalı. Tsujiki Balık Pazarı’na kahvaltı etmeden gidebilirsiniz hatta öyle gitmeniz daha iyi olur çünkü geleneksel Japon omleti yani tamogoyaki ve balık köftesi kahvaltı olarak şahane tercihler olabilir. Ben bu omleti deneyerek güne başladım. Yumurta, şeker, soya sosu ve bazen de dashi denen balık suyuyla hazırlanıyor. Dikdörtgen özel tavalarda pişiriliyor. Kek gibi yüksek olmasının sebebi sürekli katlanarak katmanlar halinde pişirilmesi. Süngerimsi ve hafif tatlı. Üzerine ketçap dökerek yiyorlar.

Balık kokusuyla güne başlamak güzel. Japonlar her ayrıntıyı düşünüyor. Sandalyemin sırtına çantamı asmıştım. Baktım masanın altında sepetler var. Müşteriler, o sepetlere koymuşlar eşyalarını. Kapıdaki kuyruk hiç bitmiyor. Ancak her şeyde olduğu gibi orada da tıkır tıkır işleyen düzenleri, kuyruğun hızlıca ilerlemesini sağlıyor. Saat sabah onda balık tabağımı bekliyorum. Balık kokan bardağımdan yeşil çay içip balık kokan ödünç kalemimle şimdi balık pazarını yazıyorum. Yazıya tam konsantre olamıyorum. Çünkü Tokyo’da ilgi ve odak dağıtan çok fazla cazip şey var. Hakone’ye gitmekten kesin olarak vazgeçtim. Çünkü Tokyo’da daha çok vakit geçirmek istiyorum. 10:00

Defterime yazmamışım ama sonrasında şunlar oldu; balık pazarını bir süre daha gezip tezgahları dolaştım. Burnuma güzel kokular geliyordu ve yediğim minik dikdörtgen omlet açlığımı tam kesmemişti. Kokuların izini sürerek vardığım restoranın kapısındaki kalabalığa aldırmadan sıraya girdim. Kısa bir süre sonra masaya olmasa da ustaların yemek yaptığı tezgahın önüne dizilmiş taburelerden birine oturdum. Menüler fotoğraflı olduğu için kendime bir şey seçtim. Tezgahın üzerinde bir sepet ve içinde ekmeğe benzettiğim bir şey duruyordu. Siparişimi verirken ekmek olduğunu düşündüğüm o şeyi de istedim. Bir süre sonra masama iki büyük tabak geldi. Deniz kestanesi gibi bir çanağın içinde gelen tiftilmiş beyaz bir et. Ekmek olmadığı kesin olan bu yiyeceğin adı kaniydi, yani yengeç eti. Üzerine limon sıkıp yeniyor. Diğer siparişim neydi hatırlamıyorum ama bu ekmek bana 4.000 jpy’nde mal olduğu için unutma şansım yok. Diğer yediğim yemekle birlikte 8.000 jpy hesap geldi. Üstelik sadece nakit para geçen bir yerdi. Cebimdeki son 6.000 jpy’ni buraya ödeyip dükkandan çıktım. Kaçmadım. 🙂 Çıktım ama küçük bir ayrıntı var çıkabilmek için pasaportumu onlara bıraktım. Telaşa mahal yok, balık pazarının içinde döviz büfesi vardı. 100 usd bozdum. defterime bütün bunları yazamamışım çünkü o an bu işlerle uğraşıyordum işte…

Yüz dolar bozdum, 147,80 den. 14.780 jpy aldım.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir