
Tokyo’nun sakin ve yerel yüzünü görmek isteyenler için başka bir keyifli mahalle, Nakameguro. Tam ortasından Meguro nehri geçiyor. Nehrin iki yanı ağaçlarla bezeli. Sakura zamanı hepsi pembe çiçekler döktüğünde kim bilir ne kadar güzel bir görüntü olur. Zincir mağazalardan çok bağımsız kafeler, küçük kitapçılar, tasarım dükkanları ve mahalle restoranları var.


“Nakameguro ‘dayım. Bir kafede çorba içiyorum. Akşam yemeğim olacak. 1.375 yen nakit ödedim. İlginç insan şu Japonlar. Demin telefonumu şarja takmam gerektiğini söyledim. Prizi olan masalar doluydu ama kimse onları kullanmıyordu. Ben de dedim ki “Birine rica eder misiniz prizi kullanayım. Ben şurada oturuyorum. ” Şaşkın bir ifadeyle ama nasıl söyleyelim der gibi yüzüme baktı çalışan kız. Peki, ben rica edeyim o zaman dedim. Türkçe olarak. 🙂 ve prize taktım. Yemek yiyen çift hiçbir şey demediler. Başımla verdiğim selamıma gülümseyerek cevap verdiler. Belki içten içe biraz da şaşırmışlardır. Bu defter bana seyahat sonuna kadar yetecek mi acaba? Sabah Tokyo Tower’da kulenin dibine yatışım, öğlen Yanaka’da güneşin altındaki keyif anlarım unutulmazdı. ” Sakura zamanı pembe kiraz çiçekleriyle donanmış fotoğrafını da internetten bularak buraya ekledim. Meguro Nehri sekiz km uzunluğunda küçücük bir nehir ve en güzel kısmı da bu kiraz çiçeklerinin altında Nakameguro’dan geçiyor. Mahalle boyunca nehrin iki kıyısına dikilmiş yüzlerce kiraz ağacı var. İlkbaharda dallar suya bitişince pembe bir tünel oluşturuyor. İki hafta sonra dallardan nehre düşen çiçekler bu sefer de suyun üzerinde pembe bir yatak oluşturur.

