Yaklaşık bir ay boyunca Japonya hakkında videolar izleyip, yazılar okuyarak, tur şirketlerinin rotalarını gözden geçirdikten sonra işin planlama aşamasına geçmem Ocak ayını buldu. İlk olarak bütün öğrendiğim yerleri bir seçim yapmaksızın peşi peşe sıraladım. Şöyle örnek vermek gerekirse, içinde yedi bin yıllık ağaçlar var diye Yakushima adası bile listemdeydi. Sonra bunların haritadaki yerlerine baktım. Japonya kuzeyinden güneyine üç bin km mesafe olan büyük bir ülke. Gönül isterdi ki en kuzeyindeki Hokkaido adasını da ziyaret edebileyim. Ancak bir seçim yapmak zorundaydım. Çünkü bir ülkeyi keşfetmenin matematikle formüle edilebilecek yolu yok. Bir ay bile kalsanız ruhuna nüfus etmeye yetmeyebilir. Ancak bütçe ve zaman göz önüne alındığında bir şeylerden de vazgeçmek gerekir. Elemem gerekenleri eledikten sonra günlerimi şu şekilde planladım. Tokyo: 5, Fuji: 1, Kyoto: 3, Kinosaki Onsen: 1, Osaka: 4, Hiroşima: 2 Tokyo:1 Hikâyenin devamında göreceksiniz evdeki hesap çarşıya uymadı. Nedenini anlatacağım. Yolculuk sırasında bu plan bir iki yerden revize edildi.

Burada yeri gelmişken bir öneri paylaşayım; uzun yolculuklarda konaklama ödemesinin tamamını yola çıkmadan evvel yapmayın. Yolculuğun ilk yarısının rezervasyonlarını ve ödemesini yapmanız bence yeterli. Hiçbir harita coğrafyanın yerini tutmaz diye bir söz vardır kimin olduğunu hatırlamıyorum ama en iyi plan bile revize gerektirebilir. Hele de o rotayı ilk defa yapıyorsanız.
En çok karşıma çıkan sorulardan biri şuydu, Japonya’nın şehirlerarası hızlı trenlerine -Shinkansen- binmek için bir haftalık ( 332 usd) , 14 günlük (531 usd) ya da 21 günlük (666 usd) kartlardan almak ekonomik olur mu? Rotamı yaklaşık oluşturduktan sonra bu biletlerin şehir içi ulaşımda da geçeceğini dikkate alarak chat GPT ‘nin de yardımıyla hesap yaptım ama hesap her şekilde bu biletleri almama gerek olmadığını söylüyordu. Ben de öyle yaptım. Diğer bir soru internet kullanımı. Bunu genelde Airalo uygulaması ile çözüyorum. Telefonlarınıza bu uygulamayı indirdikten sonra gideceğiniz ülkeyi seçip, kaç gün kalacaksanız onu kapsayacak şekilde ihtiyaç duyduğunuz paketi alabilirsiniz. Türkiye’de bunu kullanmak ancak VPN ile mümkün oluyor. Ücretsiz VPN’lerin yardımıyla paketi alıp telefonunuza daha Türkiye’deyken yüklemeyi yapabilirsiniz. Havaalanlarından o ülkenin yerel sim kartlarını alıp telefona takmak da bir çözüm olabilir ancak e-sim kullanmak bana çok daha pratik geliyor.

Yola çalışırken Japonya’da bulunacağım tarihlerde ülkede festival olup olmadığına da baktım. 21 Şubat’tan itibaren Kitashiobara Yama Bölgesi’nde “Fukushima İli Buz Festivali” vardı. Yine o tarihlerde Tokyo’ya iki buçuk saat uzaklıktaki Nikko’da bulunan Yunishigawa Onsen Kaplıca Köyü‘nde “Kamakura Festivali” ve son olarak “Tokomachi Kar Festivali” şubat ayı için karşıma çıkan etkinliklerdi. Ulaşım konusunda şehir içinde Suica kartı tercih ettim. Bu kartlar havalimanından ya da şehir içinden alınıp, yüklediğiniz para bittikçe yeniden doldurulabilir manyetik ödeme kartları. Ayrıca içindeki para, marketlerde ve Japonya’da çok sık karşınıza çıkan yiyecek-içecek otomatlarında da kullanılabiliyor. 7 Eleven, Lawson ve Family Mart gibi yerler 24 saat açık. Bu marketlerde para bozdurmak için ATM ler de var. Döviz büfelerine nazaran daha düşük bir kur verse de döviz büfelerinin kapalı olduğu zamanlar ya da köy kasaba gibi yerlerde acil ihtiyaç durumlarında iş görür. Kozmetik ve cilt bakımla ilgiliyseniz, Japonya’ya gitmeden önce alacağınız şeyleri önceden planlamanızı da tavsiye ederim. Çünkü gerek Matsumoto Kiyoshi gerekse Don Kişot gibi mağazalarda çok fazla ürün var. Ayrıca Don Kişot’ların içinde ikinci el lüks çantadan, tişörte, oyuncaktan kozmetiğe, anahtarlıktan, valize… aklınıza gelen her şeyi şeyi 24 saat boyunca alabilirsiniz. Fakat her zaman çok kalabalık ve yürüyecek yer kalmayacak şekilde içi tıkış tıkış malzeme dolu. Eğer ne alacağınızı bilmiyorsanız, ürünleri çeviriye koyup anlamaya çalışarak alışveriş yapmak büyük zaman kaybı.

Her şehir için ayrı notlar çıkarttım. Görmek istediğim yerlerden, yemek yiyeceğim otantik, lokal restoranlara ya da güzel kafelerine kadar. Özellikle yabancı Youtube sitelerinde görsel olarak ilgimi çeken yerleri not aldım. Müşteri yorumlarına, nasıl gidileceğine baktım. Bazı seyyahlar şehirlerarası transferleri gece otobüsleriyle yaparak otel konaklamasından tasarruf etme yolunu seçmiş. Birkaç on yıl genç olsam bunu deneyimlemek isterdim ama artık bu işler bana zor. APA Otel dışında hiçbir alternatife bakmadım. Burası Japonya’da çok yaygın, neredeyse her semtte görebileceğiniz oteller zinciri. Standart bir servis sunuyorlar ama sundukları imkanlar Ibis gibi otellerden çok daha zengin. Örneğin odanıza her gün temiz kimono ve havlu bırakıyorlar. Banyolarda sadece saç kurutma makinası değil, tarak, bone, nemlendirici krem, diş fırçası, macunu, saç tokası, terlik gibi kullanmasanız da orada duran bir sürü malzeme var.

Yanımıza ne kadar nakit para almalıyız? Güzel bir soru. Kalacağınız gün sayısına göre ve harcama alışkanlıklarınıza göre değişir elbette. Genel olarak kredi kartı her yerde geçiyor. Fakat Fuji gibi daha kırsal yerlerde ya da şehirlerden günü birlik gittiğim kasabalarda bazı kırtasiyeler, bizim esnaf lokantası dediğimiz küçük lokal restoranlar, bazı tatlıcılar (ki Japonya seyahati boyunca her yerde karşınıza çok leziz tatlılar atıştıracağınız dükkanlar çıkacak), yöresel hediyelik eşyalar satan yerlerde nakit paraya ihtiyaç duyuluyor. Ben 18 günlük bir yolculuk olduğu için yanıma 1.500 usd aldım. Tokyo Haneda Havalimanında indikten sonra 300 usd lık kısmını bozdurdum. Para bozdurduktan sonra ilk yaptığım iş Suica kartı alıp içine 2.000 yen yüklemek oldu.
Artık Tokyo’yu keşfetmeye hazırım!
