“7 Mart 2026 Cumartesi : Yarından itibaren baş başalığımız sona eriyor. Dünyayı geride bıraktık, sadece ikimiz olduk. Bazen çekilmez biri olduğunu düşündüm. Kaygılı, kuruntulu, mükemmeliyetçi, karasız … Ama bir o kadar da renkli, meraklı, pratik; yeniliğe, deneyime açık, üşenmeyen, gerçekten bakan ve gören biri. Senin o tatlı göbeğinden içine girebilseydim eğer sana şunu fısıldardım. Hayallerine bak. Bu sakat dünyada ideali arama. “Yeteri kadar iyi” bunu felsefen yap. Yeteri kadar iyinin üç beş temel kriterini elbette net belirle. Hayallerini, hedeflerini, planlarını kendi içinin hazinesi olarak sakla. İnsanlara kendini ve amacını ifade etmek için çırpınma. Bırak! Herkesin ne anladığı kendiyle ilgili bir şey. Bunu unutma. Çırpınma. Asla. Hatta öyle bir kendin gibi ol ki beğenmeyen, sevmeyen, özellikle gitsin yanından. İyi bir deftersin sen. Sayfalarının umutlu şeylerle dolmasını hak ediyorsun. İncelikli, zarif ve samimi olana duyduğun inancı kaybetme. Dünyana saygı gösterenlere kapağını aç. Seninle yolda olmak zevkti. Beni yolda bırakmadın. Minik sevinçler yaşadık aynı minik tatlılar gibi. Bir lokmacık ama izi kocaman, ağzımızda eriyen pembe pamuk şekerler. Sağlıklı nice yollarımız olsun. Olacak. Yıllar sonra ben unuttuğumda sen bana tüm bu yaşadıklarımızı anlatacaksın. İyi ki varsın. “

