KONYA-16 Aralık 2014

IMG_1013

Konya Tridi

IMG_1011

Trit Kebabı

IMG_1015

Kabakçı Ali Lokantası-Konya

 

Konya benim için çok özel bir yer.Daha önce bir kere bizim Muhteşem Beşli grubu ile bir kere de İnci ile başbaşa gittik.Her ikisi de 17 Aralık Şeb-i Aruz törenlerine katılmak için yapılmış seyahatlerdi.
İnci ile gittiğimiz Konya gezisinde şehrin içinden bir otobüse binerek Çatalhöyük’e gittik.Çatalhöyük Konya’ya yaklaşık 50 km mesafede.Konya merkezden kalkan otobüsler ile 1 saat içinde varılıyor.Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden Çatalhöyük’de günümüzden 9000 yıl önce ilk  yerleşim oluşmuş ve ilk tarımın da burada yapıldığına dair kazı sonuçları mevcut.Buraya ilişkin daha fazla bilgiye www.catalhoyuk.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Bu sefer, babamın vefatının ardından çok üzülen annemi, biraz bulunduğu ortamdan çıkartalım ve hepimiz için bir değişiklik olsun düşüncesi ile seçtik Konya’yı.Kardeşim Bilal ,ben ve annem üçümüz 1 gün için gittik.17 Aralık törenlerine bilet bulamadığımız için 16 Aralık günü gittik.Pegasus’un sabah 6.00 da Sabiha Gökçen’den bir uçuşu var.Ancak şansımıza Konya’daki sis nedeni ile uçak öğlen kalkabildi.Bu süre boyunca havaalanında beklemek zorunda kaldık.Konya’ya vardığımızda saat 15.00 olmuştu ve kış mevsimi nedeni ile zaten havalar erken karardığı için annemi gezdirecek zamanımız pek kalmamıştı.Önce çarşının içinde güzel bir restorant bulup Konya’nın meşhur etli ekmeğini yiyerek karnımızı doyurduk.Konya’da gerçek etli ekmeği yiyebileceğiniz yerlerden biri Bolu Lokantası.Ama bizim orayı bulacak halimiz yoktu.Karnımızı doyurduktan sonra Mevlana Müzesinin yolunu tuttuk.Burası da merkezde.Turkuz kubbesi ile zaten ilk görüşte dikkatinizi çekecektir.Burada hem Hz.Mevlana ve ailesinin kabirlerini ziyaret ettik hem de hızlı bir şekilde müzeyi gezdik.Müzede o dönemin kültürünü anlatan alet edevat,kılık kıyafet gibi eşyaların yanısıra el yazması kuranlar da gerçekten görülmeye değer.Ayrıca sufi kültürünü de müzenin minik odalarından ard arda geçerken öğreniyorsunuz.Dervişlerin  başlarına taktıkları sarıkların anlamı,tespihleri,kıyafetleri vs.hem görsel olarak hem de yazılarla ziyaretçilere sunulmuş.

2 IMG_1037 IMG_1031 IMG_1023

Sema Töreninden önce yemek yemek üzere bir gurme noktası araştırdık.Vedat Milör’ün TV programında gösterdiği yerlerden birini Bilal sayesinde keşfettik.Konya’nın tiridi meşhur, bunu da oldukça lezzetli bir yer olan Kabakçı Ali’de yedik.Kabakçı Ali Lokantası diye internette arama yaparsanız yorum ve adres bilgilerine ulaşabilirsiniz.Özel bir internet adresi yok.Ben ilk defa tirid yedim bu yüzden başka yerlerle mukayese edemeyeceğim ama yediğim yemek çok lezzetliydi bunu belirtmeden geçemeyeceğim.

Önceki ziyaretlerim ile birleştirirerek Konya merkezde Mevlana Müzesi dışında nerelere gidebileceğinizi kısaca özetlersem;

  • Aleaddin Tepesi
  • Şems-i Tebrizi Türbesi ve camii
  • Konya Arkeoloji Müzesi
  • Çağatay Medresesi
  • Aziziye Camisi’ni sayabilirim.

Biz Muhteşem Beşli olarak  gittiğimizde 17 aralık sabahında erkenden kalkıp sabah namazını Şems Camiinde kılmıştık.Dünyanın her tarafından sufilik öğretisini bilip gelen insanlar için ,o gün sabah namazında burada olmak bir ritüel.Çünkü namazın ardından türbenin içinde küçük bir tören yapılıp dualar okunuyor.Burası da şehir içinde olduğu için sabah namazı saati karanlık bile olsa bir taksi ile çok kısa bir şekilde camiye varabilirsiniz.

SEMA GÖSTERİSİ

Mevlana’nın vuslata erişinin törenlerle kutlandığı bu 1 hafta boyunca zaten her gün öğlen ve akşam Mevlana Kültür Merkezinde sema gösterileri oluyor.Biz de 16 aralık akşamı saat 20.00 deki tören için bilet almıştık.Bu törenin öncesinde Ahmet Özhan’ın tasavvuf konserini dinledik.Yaklaşık 1 saate yakın bir süre Ahmet Özhan ve arkasındaki tasavvuf topluluğunun müzisyenleri ve korosu bize inanılmaz anlar yaşattılar.Ardından sufiler kendi ritüelleri içinde sahneye çıktılar ve yaklaşık 1 saat de onların ayini sürdü.Biletleri kültür merkezinin internet sitesinden satın alabilirsiniz.Ancak 17 Aralık akşamı olan gösteriyi izlemek istiyorsanız 4-5 ay önceden bu biletleri alın dersem abartmış olmam.Çünkü o tarihte hem Konya’daki bütün oteller dolu oluyor hem de bilet bulmak gerçekten zor.Ama 16 aralık akşamı izlediğimiz programdan da içerik açısından hiç bir farkının olmadığını belirtmek isterim.Sadece 17 aralık gecesi Ankara protolü de o salonda oluyor.

 

SİLLE KÖYÜ

Gösterinin ardından otelimize dönüp günün yorgunluğunu çıkartmak üzere hemen yattık.Nede olsa sabah 5 ‘den beri yollarda ve ayaktaydık.Sabah Bilal kahvaltıyı Sille Köyünde yapmamızı önerdi.Konya’ya çok yakın 10 km mesafede bir köy.Ama evleri ve eski yerleşim yeri olması sebebi ile popülerlik kazanmış.Bir çok kahvaltı ve yemek yenecek otantik yerler var.Biz orada yine Vedat Milör tavsiyesi bir yerde kahvaltı ettik..Sille Köyü eski bir Rum yerleşimi ve arkeolojik veriler köyün 6.000 yıl önce kurulduğuna işaret ediyor.Köyde halen pek çok kilise mevcut.Buradaki tarihi dokuyu görmek ve gelmişken güzel bir köy kahvaltısı etmek için tavsiye ederim.

konya-tarihi-sille18

Biz bu kahvaltının ardından yine rötarlı uçak seferimiz ile İstanbul’a döndük.Konya’yı  2 günlük bir program ile gayet rahat gezebilirsiniz.Meram,Sille,Çatalhöyük ve biraz daha vaktiniz varsa 90 km mesafedeki Beyşehir Gölü’nü de gezebilirsiniz.

Bu arada yazmadan bitirmek istemem,Konya’nın Karapınar ilçesinde Meke Krater Gölü var.Ben Atlas Dergisinde buranın nefis fotograflarını görmüştüm ve İnci ile gittiğimiz Konya gezisinde gölü  görmek için bir taksiye bindik ve güzel fotograflar çektik.4 milyon yıl önce volkanik bir patlama sonucu oluşan bu krater gölü gerçekten görülmeye değer.

meke

Meke Krater Gölü

 

Bu yazının kalıcı bağlantısı http://ailecekgeziyoruz.com/konya-16-aralik-2014/

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

 

Translate »